İstanbul’dan Hakkari’ye yardım eli

- 11 Ocak 2019

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı El Cerrahisi Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Atakan Aydın, Hakkari Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen doğum sırasında bebeklerinin kafasının koptuğunu iddia eden ailenin, doğum felci nedeniyle sol kolunu kullanamaz hale gelen üçüncü çocuğuna yardım elini uzattı.

Küçük Ramazan, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi’nde gerçekleşen başarılı ameliyatın ardından gerekirse ikinci ameliyat ve fizik tedavi desteğiyle kolunu kullanabilir hale gelecek.

Hakkarili Ayşe-Murat Erdin çiftinin ilk iki çocuğu, evde ebe yardımıyla doğdu. Ailenin hastanede dünyaya gelen üçüncü çocuğu Ramazan’ın sol kolundaki kas tellerinin kola giden sinirleri, doğum sırasında zedelendi. Erdin çifti, dördüncü çocuklarının doğumu için Hakkari Devlet Hastanesi’ne gitti. Aile, burada gerçekleşen doğum sırasında bebeklerinin kafasının koptuğunu iddia etti. Sağlık Bakanlığı, doğumu gerçekleştiren sağlık personeli hakkında soruşturma başlattı.

İki çocuğu evde ebe yardımıyla doğan Murat Erdin, son iki çocuğunun doğumundaki olumsuzluklar nedeniyle sağlık sistemine ve doktorlara isyanını medyada dile getirdi. Murat Erdin’in bu feryadını duyan İstanbullu profesör Atakan Aydın, ailenin üçüncü çocuğu Ramazan’a yardım elini uzatmak için harekete geçti.

Hakkari Sağlık Müdürlüğü’nü arayan Aydın, sol kolunda “obstetrik paralizi” de denilen “doğum felci” olan 4 yaşındaki Ramazan’ı ameliyat etmek istediğini söyledi. Son evlatlarını acı bir şekilde kaybetmenin hüznünü yaşayan aile, İstanbul’dan uzanan yardım eline hem inanamadı hem de çok sevindi.

Ramazan, tedavi için Yeşilkart sahibi babasıyla Hakkari Kamu Hastaneler Birliği ve Hakkari Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın desteğiyle hayatında ilk kez İstanbul’a geldi.

Prof. Dr. Aydın, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi’nde Ramazan’ı muayene ederek, koluna takılacak atelin ölçüsünü aldı. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından küçük Ramazan, 1,5-2 saat süren başarılı bir ameliyat geçirdi.

-“Her yıl 5 bin bebek doğum felçli dünyaya geliyor”-

El cerrahisi uzmanı Atakan Aydın, AA muhabirine bir bebekte doğum felcinin nasıl oluştuğunu anlattı. Normal doğumda önce bebeğin başının daha sonra omzunun çıkması gerektiğini kaydeden Aydın, omuz, annenin kalça kemiğine takıldığında boyun bölgesindeki sinirlerde zorlama olduğunu, bebeği bir an evvel oksijenle buluşturmak isteyen doktor, hızlı hareket ettiğinde gerek bu sinirler gerekse üstündeki köprücük kemiğinin kırıldığını söyledi.

Doğum felci görülen çocukların omzunu kaldıramadığını, elini enseye götüremediğini, eliyle su içer gibi yapamadığını aktaran Aydın, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de bir yılda 5 bin bebek bu şekilde doğuyor. Kol yana doğru düşük, elde hiç hareket yok ve kola giden sinirler tamamen kopmuşsa muhakkak vücudun başka bir yerinden sinir nakli yapılması gerekir. Aksi takdirde sakatlık hiç kaçınılmaz olur. Bu tür hastaların bekleme durumu yok. İdeal ameliyat yaşı 3-4’tür. Ama bize gelen hastaların yaş ortalaması 6,5. Bazen 16-17 yaşında hastalar bile gelebiliyor. Onlara da kemiksel bir işlem yaparak çözüm üretiyoruz. Ama bu tür hastaları olabildiğince erken görmek istiyoruz. Her çocuk için ameliyat gerekli değil, hastaların yüzde 80’i fizik tedaviyle iyileşebiliyor. Ama hangisi fizik tedaviyle iyileşecek, hangisi ameliyat gerektirecek- Çocukları doğar doğmaz görmemiz gerekiyor.”

-“Fizik tedavi de İstanbul’da”-

Aydın, doğum felci nedeniyle sol kolunu hiç kullamayan, sol ayağında da hafif bir aksama olan Ramazan’ı, ortez ve kemiğine yerleştirilecek ankorları tedarik ettikten sonra ameliyatı gerçekleştirdiğini anlattı.

Ameliyatta Ramazan’ın kolunu daha fazla kaldırabilmesi ve elini enseye götürebilmesi için çalışan kasları çalışmayan kaslar lehine transfer ettiklerini aktaran Aydın, “Ramazan gövdesine giydirilen yelek şeklindeki ortezi 3 ay kullanacak. Fizik tedavi için Hakkari’de yüzme havuzu bulmak zor. Bu nedenle fizik tedaviye İstanbul’da başlayacağız. Bu ameliyattan 6 ay, bir yıl sonra Ramazan elini su içer gibi yapamazsa ikinci kez ameliyat olacak. Ramazan’ın tedavisi 16-17 yaşına kadar sürebilir” dedi.

-“Böyle bir olayı es geçmek mümkün değil”-

Doğu illerinde yaşayanlarda “Doğru dürüst sağlık hizmeti alamıyoruz, batıdakilerin umuru değil” gibi bir algı olduğunu ifade eden Aydın, “Doğuda bir ailenin ocağına ateş düşse batıda da yangın çıkar. Bu, kişiden kişiye vicdanla değişecek bir şeydir. Doğudaki insanların mutlu, huzurlu, iyi bir sağlık hizmeti almasını isteriz. Aksi takdirde bütün hastalar İstanbul, Ankara ya da büyük şehirlere gider ve hastanelerde yığılma olur. Bu kadar hastayla baş etmemiz çok zor ama münferiden böyle bir olay gördüğümüzde de es geçmek mümkün değil. Bir doktorun aldığı eğitimde yardıma muhtaç insana elini uzatmak vardır” şeklinde konuştu.

Aydın, baba Murat Erdin’de yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle sağlık sistemine güvensizlik oluştuğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Sağlık hizmetinin en doğru şekilde hastanelerde uzman doktorlardan alınacağı algısını oluşturmamız şart. Ebeye doğum yaptırmak bir tercihtir ama bu örnekten yola çıkarak ‘ebeye evde doğum yaptırmak daha sağlıklıymış, hastaneye hiç gitmeyelim’ gibi bir mantık yerleşir ki bu hiç doğru değil. Benim gibi İstanbul doğumlu bir doktor için bir hastanın hangi ilde doğduğu, dini, dili, ırkı fark etmez. Benim için can candır. Elimden geldiği kadarıyla hastayı tedavi etmeye çalışırım. Hasta seçme şansımız yoktur. Herkese eşit mesafede dururuz, severiz. Yeter ki irtibat kurabilelim. Ramazan ile Türkçe bilmediği için anlaşamıyorum. Henüz okula gitmediği için Türkçe bilmiyor ama babasının Türkçesi oldukça iyi. Babası aracılığıyla anlaşıyoruz. Ramazan ile genelde beden dilini kullanıyoruz.”

-“Yüreğimize bir nebze su serpildi”-

İşsiz olan ve maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi sürecinde kız kardeşiyle hastanede refakatçi olarak kalan baba Murat Erdin, oğluna uzanan yardım elinden duyduğu memnuniyetini dile getirdi.

Son bebeklerinin doğumunda kötü günler yaşadıklarını, eşinin ve kendisinin psikolojisinin bozulduğunu anlatan Erdin, Prof. Dr. Atakan Aydın’ın yardımıyla yüreklerine bir nebze su serpildiğini ifade etti.

Ramazan’ın ameliyat ve devamındaki tedaviler sayesinde kolunun düzeleceğine inandığını belirten Erdin, “Ramazan, 2 yaşına kadar dengesini sağlayamıyor, sürekli düşüyordu. Kolundan hiç bir destek alamıyordu, sinirlenip kolunu dövüyordu. Kolunun neden bu şekilde olduğunu sorgulayacak yaşa geldi. Atakan hocadan Allah razı olsun, bize çok yardımcı oldu” dedi.

Erdin, son bebeklerinin ölümüne ilişkin ise soruşturmanın devam ettiğini ve bilirkişi raporunu beklediklerini bildirdi.

Kaynak: Medimagazin